Gündem 01

Meclis, Adana’nın sorunlarıyla inledi!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) 2017 yılı bütçe görüşmelerinde Adana’nın yatırımsızlık ortamından işsizliğine, esnaf ve sanatkarın sorunlarından hafif raylı sistemin devrine, Aladağlı ailelerin serzenişlerinden tarım ve sulamadaki sorunlara kadar birçok konuda Meclis’i adeta inletti. Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın hükümet adına katıldığı TBMM’deki bütçe görüşmelerinde partisi CHP […]

15 Aralık 2016 - 8:33 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.
Meclis, Adana’nın sorunlarıyla inledi!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) 2017 yılı bütçe görüşmelerinde Adana’nın yatırımsızlık ortamından işsizliğine, esnaf ve sanatkarın sorunlarından hafif raylı sistemin devrine, Aladağlı ailelerin serzenişlerinden tarım ve sulamadaki sorunlara kadar birçok konuda Meclis’i adeta inletti.
Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın hükümet adına katıldığı TBMM’deki bütçe görüşmelerinde partisi CHP grubu adına söz alan Tümer, İstanbul’daki hain bombalı saldırılarda şehit olan polislerimize, vatandaşlarımıza ve teröre kurban verdiğimiz tüm şehitlerimize, tüm insanlarımıza rahmet, ailelerine ve Türkiye’ye başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasına Aladağ’da yürekleri dağlayan yangını ve alınması gereken önlemleri anlatarak devam etti.

MECLİSTE KÖPRÜCÜK, KARAHAN VE KIŞLAK SESLERİ
Aladağ’da 11’i çocuk olmak üzere 12 insanımızın yanarak can verdiği yurt yangınının gerçeklerle yüzleşilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Tümer, ilköğretim çağındaki çocukların ailelerinden uzakta çeşitli kesimlerin idaresindeki yurtlarda barınmak zorunda bırakılmasının korkunç sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Cenazelere katılıp bizzat ziyaret ettiği Aladağ’ın dağ köylerinde, ulaşım, eğitim, sağlık ve sosyal imkanlardan yoksun yaşayan Köprücük, Karahan ve Kışlak’taki gibi Türkiye’nin birçok köyünde ilkokul dahi bulunmamasının hiçbir haklı gerekçeye dayandırılamayacağını kaydeden Tümer, “Okul ve öğretmen yetersizliği nedeniyle küçük çocuklarımızın çeşitli yurtlara mahkum edilmesinin önüne geçmek zorundayız. Söz konusu yerlerde kapatılan okullar yeniden açılmalıdır. İlköğretim çağındaki çocuklarımız yurtlarda barınmaya zorlanmamalıdır. Ülkemizin çeşitli kentlerindeki yurtlarda ve Aladağ’da hayatını kaybeden çocuklarımıza rahmet, ailelerine, yakınlarına ve ülkemize başsağlığı dilerim” dedi.

DEVREDİLEN ÖDENEKLERİ YURT İÇİN HARCAYIN!
Bütçe Kanunu’nun “Diğer bütçe işlemleri” başlığını taşıyan 7. Maddesi ile ilgili görüşlerini de aktaran Tümer, “7. Madde, bütçenin ödeneklerinin kullanılmasında teknik düzenlemeler yapmakta ve Maliye Bakanı’na bazı ödeneklerin kullanılması ve harcanamayan kısımların ertesi yıla devredilmesi için yetki vermektedir. Bütçeyi yürütmekle görevli olan Maliye Bakanına bu yetkilerin verilmesini, bazı zorunluluklar nedeniyle normal karşılamak gerekmektedir ancak bir yandan bütçede bazı kurumların ödenekleri kullanılamazken bazı kurumlar da ödeneksizlikten yeterli hizmeti üretememektedir. Örneğin, TRT’ye her türlü gelirden kaynak aktarılırken başta eğitim, sağlık, kültür ya da yerel yönetimler için yeterli ödenek bulunamamaktadır. Bu şekilde kullanılamayan ödenekler, gelecek seneye devredilmek yerine, örneğin öğrenci yurtları yapımında kullanılabilir” diye konuştu.

RAYLI SİSTEMİ TEKRAR TEKRAR SORGULADI
Bütçeyle ilgili genel hususların dışında konuşmasının sonuna kadar Adana’ya ve sorunlarına değinen Tümer, sahip olduğu tarihi, doğal, kültürel güzellikleri, coğrafi yapısı, iklimi, verimli toprakları ile birçok uygarlığın geçiş ve kesişme noktasında bulunan Adana’nın günümüzde de ekonomik ve stratejik açıdan cazibesini koruyan önemli bir il olduğunu, yeraltı ve yerüstü kaynaklara sahip, yüzyıllar öncesinden gelen ticaret kültürüne ek olarak belli bir sanayi kültürü de kazandığını, ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunan ve gelişme potansiyeli olan bir unvan taşıdığını söyledi.
Adana’nın tüm alanlardaki önemine rağmen potansiyellerini değerlendiremediği gibi çok sayıda sorunla da boğuştuğunu ifade eden Tümer, “Tamamlanması yılan hikayesine dönen Adana Hafif Raylı Sistem, tüm eksiklerine karşın hizmete girmiş ama söz verilmesine rağmen işletilmesi ve henüz başlamayan 2. etabı Ulaştırma Bakanlığı’na devredilmemiştir. Dolayısıyla kentimizin kamburu olmayı sürdürmektedir. Raylı sistemin borçları nedeniyle Adana’nın geleceği de ipotek altına alınmış durumdadır. En kısa sürede bu konuyla ilgili gereğinin yapılmasını tekrar tekrar talep ediyoruz” dedi.

CEYHAN ENERJİ İHTİSAS SANAYİ BÖLGESİNİ UNUTMADI
Yine aynı şekilde büyük bir belirsizlik yaşanan Ceyhan Enerji İhtisas Sanayi Bölgesi ve Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarından da söz eden Tümer, “Yıllarca büyük umutlarla beklediğimiz bu yatırımlar için de henüz yer tahsisi yapılmamıştır. Yatırımların gerçekleşmesi için yer tahsisinin bir an önce yapılması gerekmektedir. ‘Yer seçimi yapıldı’ ve ‘Çalışmalar sürüyor’ şeklindeki açıklamalara karşılık somut bir adım atılmamıştır. Üstelik geçen bunca yıla rağmen yatırımların önünün kapatıldığı kanaati çok yaygındır” ifadelerini kullandı.

“TARIMDA HAVZA BAZLI TEŞVİK ADANA’DA HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI”
Yılda üç ürün alınabilen Adana’nın dünyanın en bereketli topraklarına sahip olmasına karşın, uygulanan yanlış tarım politikaları nedeniyle tarım potansiyelini yeteri kadar değerlendiremediğini vurgulayan Tümer, “Tarım, bölge ekonomisinin içinde bulunduğu açmazdan çıkışını sağlayabilecek belki de yegane sektördür. Bunun için de bölgesel teşvik sistemiyle bu potansiyelin ihracata yönelik olarak kullanımının sağlanması gerekmektedir. Hal böyleyken son açıklanan Havza Bazlı Tarımsal Destek Teşvik Sistemi Çukurovalı üreticilerde hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu teşvik sisteminin narenciye ve yaş sebze-meyvenin yoğun olarak üretildiği Adana’da bölgenin gerçekleriyle örtüşmediği ortadadır. Bölgede üreticilerin beklentilerini karşılayacak bir yapılanmaya gidilmelidir. Ulusal tarım planlaması yapılırken çiftçilerin sesine de kulak verilmelidir” dedi.

AŞAĞI SEYHAN KAPALI SULAMA SİSTEMİ VE YEDİGÖZE’YE VURGU YAPTI
Adana’da, 539 bin hektar tarım arazisinin yüzde 46’sının yani 250 bin hektarının sulanabildiğini, Adana’da sulamaya elverişli tarım alanlarının yüzde 65’inin sulanmakla birlikte Yedigöze Barajı’nın sulama projesinin bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğinin altını çizen Tümer, “Zira söz konusu barajın faaliyete geçmesi ile sulanabilen tarım arazilerinin oranının yüzde 85’e ulaşması beklenmektedir. Aynı zamanda Aşağı Seyhan Ovası Kapalı Sistem Sulama Projesi de Adanalı üretici için hayati önem taşımaktadır. Barajlarımızdaki suların azaldığı göz önüne alınarak, toprağın ve suyun verimli kullanılması, üründe verimin artması adına kapalı sistem sulama projelerinin aciliyeti net olarak ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

10 DAKİKAYA ÇOK ŞEY SIĞDIRDI
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Adana’nın tarih, kültür, doğa ve deniz turizmi açısından yüksek bir potansiyeli de olduğunu ancak, bu potansiyelin de ne yazık ki değerlendirilemediğini dile getiren Tümer, 10 dakikalık konuşma süresinde olabildiğince geniş bir perspektif çizdi.

TURİZMDE KAYDA DEĞER YATIRIM YOK!
Adana’da turizm alanında bugüne kadar kayda değer bir yatırımın olmamasının bir dezavantaj olmasına karşın geleceğe yönelik bir turizm planlaması yapılması durumunda avantaja dönüşebileceğini belirten Tümer, konuşmasının geri kalan bölümünde şunları söyledi:
“İlin turizm değerlerinin belirlenip, bu değerlerin tanıtımı ve turizme kazandırılması, konaklama tesisleri gibi yatırımların yapılması için hazırlanacak bir planla hem kent hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanabilir.

SIĞINMACI VE ESNAF SORUNU!
Ülkelerindeki iç savaştan kaçıp ülkemize sığınan Suriyelilerin yaşadığı sorunlar da kentin sosyo-ekonomik yaşamını doğrudan etkilemektedir. Suriyelilerin kayıtdışı açtığı, vergi, prim ödemediği işyerleri Adanalı esnafa da ciddi sorunlar yaşatmaktadır. Suriyeli sığınmacıların yaşadığı insanlık sorunları ise hayli fazladır. En temel barınma, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi haklardan yoksun olan sığınmacıların ciddi biçimde sorunlarına eğilip çözüm üretilmesi gerekmektedir. Ayrıca en fazla Suriyelinin bulunduğu beş ilden biri olan Adana’da, önümüzdeki süreçte çok farklı sorunların yaşanması da muhtemeldir. Bu gerçeklerin göz ardı edilmesi halinde telafisi güç sorunların ortaya çıkacağı da malumunuzdur.

İŞSİZLİK VE GÖÇ!
Adana’nın işsizlik ve eğitim gibi ne yazık ki çözüm bekleyen çok sayıda sorunu bulunuyor. Adana, hem göç alıp hem göç vermekle birlikte, net göç veren iller arasında bulunuyor. Özellikle alınan göç, ilde alt yapı sorunlarına, ekonomik ve sosyal sorunlara neden oluyor.
Adana, Türkiye ortalamasına göre daha yüksek bir işsizlik oranına sahiptir. İşgücüne katılma oranı ve istihdam oranı bakımından da Türkiye’nin gerisindedir. İlin işgücü piyasası krizlere oldukça duyarlıdır. Kriz yıllarında işsizlik oranı hızla yukarı tırmanmış, 81 il içindeki en yüksek işsizlik oranına ulaşmıştır. Turizmdeki sorunlar ayrı bir üzüntü kaynağıdır. Ne yazık ki ilimizdeki otellerin doluluk oranları bile oldukça düşük bir seyir izlemekte ve otel yatırımcıları kara kara düşünmektedir.

İHRACAT VE YATIRIM DÜŞÜYOR!
Adana ve Mersin illeri, sanayi sektörünün gelişebilme olanakları açısından, sahip oldukları yer altı, yer üstü kaynakları, tarımsal çeşitliliği ve iklimi, işgücü potansiyeli, ulaşım olanakları, limanları ve zengin kültürel yapıları ile sanayi yatırımları için cazip konumdadırlar. Ancak Bölge ekonomisi içinde sanayi sektörünün payı düşüş eğilimindedir. Adana, üretim çeşitliliği, tarımsal potansiyeli, limanı, serbest bölgesi ve dışa açık ekonomik yapısıyla, dış ticaret hacmi giderek artan, gelişmeye açık bir ildir. Ancak, sahip olduğu kaynaklar ve jeopolitik konumu dikkate alındığında, ihracatının yeterli düzeyde olduğu söylenemez. 2015 sonu itibariyle 1.7 milyar dolar olan Adana ihracatının Türkiye toplam ihracatı içindeki payı çok düşüktür. Adana’nın 2016 Ekim ayında hem ihracatı hem de ithalatı düşmüştür. Geçen yıla göre ihracat yüzde 8.5, ithalat ise yüzde 13.4 oranında düşmüştür. Son üç yılda Adana iline verilen yatırım teşvik belgelerinin sabit yatırım tutarları bakımından incelendiğinde vahim bir tabloyla karşı karşıya kalınmaktadır.

YERLİ SERMAYEDE ŞOK!
2014 yılında yüzde 97,8 olan yerli sermaye oranının 2015 yılı Ekim ayı sonunda yüzde 35.7’ye düştüğü görülmektedir. Adana’da, hareketli ve zengin bir sosyal yaşam kültürü bulunmakla birlikte, modern yaşam kültürünün tam olarak yerleşmediğini, sosyal yaşam olanakları ve ihtiyaçlara erişimin bölgelere göre oldukça farklılık gösterdiğini söylemek mümkündür.”

MERKEZİ BÜTÇETEN “ADANA’YA PAY VERİN” ÇAĞRISI
Tüm bu verilerden hareketle Adana’nın çok acil biçimde merkezi bütçeden hak ettiği payı alması ve sorunlarına çözüm üretilmesi gerektiğinin altını çizen Tümer, Adanalıların her platformda sorunların çözümüyle ilgili sözler verilip kamuoyuna beyanatlarda bulunmak yerine artık somut adımlar atılmasını beklediğini kaydetti.
Verilen sözlerin takipçisi olduğu kadar yapılması gereken işlerin de bir an önce hayata geçirilmesi için çaba göstereceğinin altını çizen Tümer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Lütfen bu çabayı sizler de gösterin. Çünkü Adana, başka bir ülkenin kenti değil. Adana da bizimdir, Türkiye de bizimdir. Sorunları hep birlikte yaşıyoruz, sorunların çözümü için de elbirliğiyle zaman geçirilmeden adım atmak gerektiğine inanıyorum. Lütfen, samimi bir şekilde dile getirdiğimiz sorunların çözümü için uğraş verin. Bu duygularla bütçe görüşmelerinin Türkiye için hayırlı olmasını diler, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.”

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER